Türkiye’de İngilizce Eğitiminin Önemi

Bir dil bir insan sözünden yola çıkıldığında dil öğrenmenin önemi anlaşılmaktadır. Bir insan ana dili yanında ne kadar fazla dile hâkim olursa ve onu hayatına uyarlarsa o kadar başarı elde eder. Bu nedenledir ki üniversitelere akademisyen alınırken ya da akademik lisansüstü eğitimi alabilmek için öğrencilerin İngilizce dil seviyesini ölçen sınavlar yapılmaktadır.

Türkiye’de İngilizce Eğitiminin Zayıf Olmasında Etkili Olan Faktörler

İngilizce dünyanın her yerinde geçerliliği olan evrensel bir dil olma özelliğine sahip olduğundan okullarda ilkokul düzeyinden başlanılıp üniversiteye hatta lisansüstü eğitime kadar İngilizce dersi görülmektedir. Fakat okullarda İngilizce sadece gramer yani dil bilgisi ağırlıklı olarak öğretildiği için ve pratik yapılmadığı için bu noktada zayıf kalınmaktadır. İngilizce eğitiminde gramerden ziyade öğrenciyi konuşturmaya yani günlük hayatta bir yabancı ile karşılaştığında sıkıntısını anlatabilecek düzeyde bir İngilizce eğitimi verilmelidir. Çünkü yeni bir dil öğrenirken dil bilgisi kurallarından ziyade pratik olarak konuşmaya yönelik de eğitim verilmelidir. Bir bebek ana dilini öğrenirken ebeveynlerinden ve çevresinden duyduğu kelimeleri sürekli tekrar ederek öğrenmekte ve bu şekilde ilerlemektedir.

Türkiye’de İngilizce Eğitimindeki Zayıflığı Önlemek İçin Yapılması Gerekenler

Türkiye’de İngilizce eğitimindeki bu zayıflığı giderebilmek için ilkokuldan itibaren öğrencilere uygulamalı olarak pratiklerle dersin anlatılmasıdır. İngilizce eğitimi konusunda başta milli eğitim bakanlıklarına olmak üzere İngilizce eğitmenlerine de birçok görev düşmektedir. Milli Eğitim Bakanlıkları ilköğretim ve ortaöğretim okullarında İngilizce ders saatini artırmalı bunun yanında verimli geçmesi sağlanmaktadır. Yani verimli geçmesinden kastedilen öğrencilere karşılarında bir yabancı geldiğinde sıkıntısını anlayabilecek ve anlatabilecek düzeyde olmalıdır.

Bunların dışında Türkiye’de İngilizce seviyesinde tek ölçüt YDS(Yabancı Dil Sınavı) denilen yazılı sınav olmaktadır. Oysa yazılı olan sınavdan ziyade sözlü sınav yapılsa ve bu şekilde düzey ölçülse daha güzel olur. Bir akademisyen yabancı dil sınavından 65 puan almış ve doktorasını bitirip derslere girerse ve bir gün yurt dışında bir sunum düzenlenmek isterse dil bilmek zorundadır. Eğer İngilizce bilmiyorsa çok zorluk yaşar. Bu nedenle Türkiye’de İngilizcenin zayıflığını düzeltmek için eğitim kurumları üzerine düşen sorumluluğu yapmalı; öğrenciler ise aynı şekilde dil öğrenimi konusunda elinden gelen çabayı göstermelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.